• Parkinson Hastalığı'nda Kompulsı̇f Ve Dürtüsel Davranışlar

    Parkinson Hastalığı'nda Kompulsı̇f Ve Dürtüsel Davranışlar

    Posted by Öykü Irmak Tahtasız on 2024-07-08


Beyindeki dopaminerjik nöronların dejenerasyonu ile karakterize edilen Parkinson hastalığının uzun süre belirli motor fonksiyonların kaybı ile ilişkili olduğu düşünülmüştür. Ancak yıllar içinde ve birçok hastada, Parkinson hastalarının bir kısmında, beklenen semptomlara ek olarak bazı kompulsif ve dürtüsel davranışların geliştiği gözlenmiştir. 

Kompulsif davranışlar, kişinin belirli bir şekilde hareket etmek için güçlü bir dürtü yaşaması olarak tanımlanır. Bu eylemler genellikle kişinin kişiliğiyle ilgili değildir. Benzer şekilde dürtüsel davranışlar da kişinin sonuçlarını düşünmeden sergilediği eylemler olarak tanımlanır. Son çalışmalar bu iki davranış tipinin bazı Parkinson hastalarında gözlendiğini gösterirken, ana nedenin Parkinson ilaçları olduğu düşünülmektedir.


DAVRANIŞLAR

Parkinson hastaları tarafından deneyimlenen kompulsif ve dürtüsel davranışlara örnekler aşağıdaki gibidir: 

1. Kumar oynama 

Kumar bağımlılığı, kişinin maddi durumuna ve ailesine verdiği tüm zararların farkında olmasına rağmen, kumara karşı direnme yeteneğinin ortadan kalkması durumudur. Parkinson hastalarının %8'i bu davranışı sergilemektedir (Europe). Kumarın artık çevrimiçi ve daha ulaşılabilir olduğu gerçeği göz önüne alındığında, bu tür davranışların daha da yaygın hale gelebileceği de düşünülmektedir. 

2. Hiperseksüalite  

Bu bağımlılık, cinsel düşünce ve duygulara anormal derecede sahip olma ile karakterize edilir. Söz konusu cinsel düşünce ve duygulara uygunsuz cinsel aktivite sergileme ve cinsel aktivite talebinde artış eşlik eder. Parkinson hastalarının %8'i bu davranış değişikliğini yaşamaktadır (Europe). Bu bağımlılığın bazı halüsinasyonları tetiklediği de görülmüştür. Örneğin, en yaygın sanrısal düşüncelerden biri, kişinin partnerinin başka biriyle bir ilişki içinde olduğunu düşünmesidir.

3. Kompulsif veya Tıkınırcasına Yeme

Bu davranış, kişinin iştahını kontrol edememesini ve kısa bir süre içinde aşırı miktarda yemek yemesini içerir. Bu hastalar genellikle bu davranışı sergilerken utanç duyarlar ve bu da onları tek başlarına yemek yemeye alıştırır. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, bu davranış sağlıksız kilo alımına neden olur.

4. Kompulsif Alışveriş

Bu davranış türü, ihtiyaç dahi duyulmayan ve/veya maddi olarak karşılanamayacak derecede pahalı ürünleri satın almaya karşı duyulan kontrolsüz arzu ile karakterize edilir. Kumar bağımlılığına benzer şekilde, bu davranış da maddi zorluklara ve ailevi sorunlara yol açabilir. Günümüzde online alışverişin çok yaygın olması, bu davranışı sergilemeyi daha da kolaylaştırmaktadır.

5. “Pounding”

Bu durumda, kişi kendisi için belirlediği nispeten önemsiz görevleri yerine getirir ve günlük hayatı kesintiye uğrar. Bu davranış kişisel hijyenin, uyku programının veya basit günlük rutinlerin ihmal edilmesine neden olabilir. Bu davranış biçimi nesneleri incelemeyi, sıralamayı, düzenlemeyi, takıntılı kişisel bakım rutinlerini, amaçsız konuşmalara girmeyi vb. içerebilir. Bu takıntı kişiyi sosyal zorluklara, uyku yoksunluğuna ve yaşam kalitesinin düşmesine yol açabilir.  

6. Parkinson İlaçlarına Bağımlılık (Dopamin Disregülasyonu)

Bazı hastalar Parkinson ilaçlarına bağımlılık geliştirir. Bu bağımlılık diskinezi ve fiziksel hareket güçlüklerine yol açabilir. İlaç bulunmadığında, kişi uzaklaşım belirtileri gösterebilir.


Bahsedilen bu davranışlar, Parkinson hastalığının nihai bir sonucu olarak düşünülmemelidir. Bu davranışsal gelişmelerin Parkinson hastalarının kullandığı ilaçlarla ilişkili olduğu gözlemlenmektedir. İlaç kullanan bir Parkinson hastasının bu davranış değişikliklerini yaşayabileceği veya yaşamayabileceği düşüncesinin yanı sıra, bu gelişmelerin Parkinson hastaları arasında nadir görüldüğü gerçeği de vardır. 


KOMPULSİF VE DÜRTÜSEL DAVRANIŞLARIN GELİŞMESİ İÇİN RİSK FAKTÖRLERİ 

Nörodejeneratif bir hastalık olan Parkinson'da etkilenen nörotransmitter molekülü dopamindir. Dopamin, motor kontrolü ve koordinasyonunda çok önemli bir rol oynar. Dopamin üretmesi gereken nöronların ilerleyici kaybı, hastaların karakteristik Parkinson semptomları geliştirmesine neden olur. Dopamin eksikliğinin yol açtığı sorunları ortadan kaldırmak için bazı ilaçlar vardır: dopamin agonistleri ve levodopa. Dopamin agonistleri, doğal dopaminin normalde yaptığını doğrudan taklit ederek dopamin reseptörlerini tetikler. Levodopa ise aslında sadece beyinde dopamine dönüştürülen bir öncüdür.


Bazı hastalarda kompulsif ve dürtüsel davranışların gelişmesinin bu ilaçların kullanımıyla ilişkili olduğu gözlenmektedir. Kesin mekanizmanın henüz keşfedilmemiş olmasının yanı sıra, normalde motivasyonel etkileri tetikleme işlevi gören D3 reseptörlerinin aşırı uyarılmasının bu davranış değişikliklerine neden olduğuna inanılmaktadır. Çalışmalar, dopamin agonist dozları azaltıldığında, davranış değişikliklerinin de azaldığını göstermektedir. 


SON ARAŞTIRMA SONUÇLARI 

"A Cross-Sectional Study of 3090 Patients" isimli bir makale, Parkinson hastaları üzerinde yapılan bir çalışmayı göstermektedir. Çalışmada, dopamin agonisti kullanan hastaların %17'sinin bir dereceye kadar kompulsif ve dürtüsel davranışlar yaşadığı, levodopa ve diğer ilaç türlerini kullanan hastalarınsa %7'sinin bu tür davranışlar sergilediği gözlemlenmiştir ("Impulse"). 

Benzer şekilde, 2009 yılında yapılan bir çalışmada, dopamin agonisti kullanan hastaların %18'inde "kumar" ve "hiperseksüalite" türü kompulsif davranışların geliştiği tespit edilmiştir. Herhangi bir ilaç almayan veya sadece düşük dozda dopamin agonisti alan ya da tek başına levodopa alan hastaların bir kısmı ise söz konusu davranışların hiçbirini sergilememiştir ("Frequency").


HASTA GELİŞEN BU DAVRANIŞLARI NASIL YÖNETMELİDİR?

İlaçlarının neden olduğu kompulsif ve dürtüsel davranışlarla mücadele eden Parkinson hastaları için kapsamlı bir yönetim yaklaşımı çok önemlidir. Sağlık hizmeti sağlayıcılarının davranışları ve bunların bireyin yaşam kalitesi üzerindeki etkisini kapsamlı bir şekilde değerlendirmesi önemlidir. İlaç dozlarının, özellikle de dopamin agonistlerinin, ayarlanması genellikle ilk tedavi yaklaşımı olarak kabul edilir. Bazı durumlarda, bu davranışların risklerini en aza indirecek alternatif bir ilaç veya tedaviye geçilmesi düşünülebilir. Bu sorunları etkili bir şekilde takip etmek ve ele almak için hastalar, bakıcılar ve sağlık uzmanları arasında işbirliği şarttır. Bilişsel-davranışçı terapi gibi davranışsal terapiler, başa çıkma stratejileri oluşturarak ve öz farkındalığı teşvik ederek farmakolojik müdahalelere destekleyici olabilir. Destekleyici bir ortam yaratmak ve açık iletişimi teşvik etmek, hastaların bu zorlukların üstesinden gelmesini ve yönetmesini sağlar. Randevuların düzenli olarak takip edilmesi ve hastaların yakından gözlemlenmesi, sağlık çalışanlarının tedavi planlarını hastanın değişen ihtiyaçlarına göre ayarlamalarına olanak tanır. 


AİLELER VE ARKADAŞLAR BU GELİŞMİŞ DAVRANIŞLARI YAŞAYAN BİRİNE NASIL YARDIMCI OLABİLİR?

Aile ve arkadaşlar, ilaç kullanımından kaynaklanan kompulsif ve dürtüsel davranışlarla mücadele eden Parkinson hastasını desteklemede çok önemli bir rol oynar. Açık ve empatik iletişim esastır ve hastanın deneyimleri hakkında rahatça konuşabileceği bir ortam sağlar. Hastanın karşılaştığı zorlukları daha iyi anlamak için, hasta yakınları Parkinson ilaçlarının potansiyel yan etkileri, özellikle de kompulsif davranışlara eğilim konusunda kendilerini eğitmelidir. Yapılandırılmış bir rutin oluşturmak ve düzenli egzersiz ve yeterli uyku gibi sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıklarını teşvik etmek, genel refahı olumlu yönde etkileyebilir ve dürtüsel eğilimleri potansiyel olarak azaltabilir. Hastayı sağlık uzmanlarıyla düzenli takip randevuları almaya teşvik etmek, tutarlı bir izleme sağlar ve tedavi planında gerekli ayarlamaların yapılmasına olanak tanır. Sabır, anlayış ve yargılayıcı olmayan bir tutum duygusal desteğin temel unsurlarıdır. Davranış terapilerinin önerildiği durumlarda aile katılımı tamamlayıcı olabilir ve hastanın terapi seansları sırasında öğrendiği stratejileri uygulamasına yardımcı olabilir. Hastanın sağlık yolculuğuna aktif olarak katılarak, arkadaşlar ve aile, Parkinson hastalığında ilaca bağlı kompulsif ve dürtüsel davranışların genel yönetimini iyileştiren destekleyici bir ağa önemli bir katkıda bulunabilir.


KAYNAKÇA

  • Averbeck BB, O'Sullivan SS, Djamshidian A. Impulsive and compulsive behaviours in     Parkinson's disease. Annu Rev Clin Psychol. 2014;10:553-80. doi: 10.1146/annurev-clinpsy-032813-153705. Epub 2013 Dec 2. PMID: 24313567; PMCID: PMC4197852.
  • Europe, P. (n.d.). Compulsive and impulsive behaviour. Compulsive and impulsive behaviour | Parkinson’s Europe. https://www.parkinsonseurope.org/about-parkinsons/symptoms/non-motor-symptoms/compulsive-and-impulsive-behaviour/ 
  • Frequency of New-Onset Pathologic Compulsive Gambling or Hypersexuality After Drug Treatment of Idiopathic Parkinson Disease - Michael Bostwick, Kathleen A. Hecksel, Susanna R. Stevens, James H. Bower and J. Eric Ahlskog. Mayo Clinic Proceedings April 2009 vol. 84 no. 4:310-31
  • ‘Impulse Control Disorders in Parkinson Disease: A Cross-Sectional Study of 3090 Patients’ Weintraub, D, Koester, J and Potenza, M et al (2010), Arch Neurol; 67(5):589–595

Back to News List